f1teknik.net
Image default
İnceleme

Teknik Analiz – Ferrari SF21

SF21 nihayet nihayet örtüsünü kaldırdı. Ferrari’nin felaket geçen 2020 sezonun ardından Maranello ekibinin 2021 Formula 1 sezonunda umutlarını yeşertecek araç olarak da adlandırabiliriz.

Mattia Binotto liderliğindeki teknisyenler, bazı parçaların dondurulmasından dolayı gelişimin sınırlandırıldığı ve zeminde yapılan kural değişikliğiyle birlikte kaybedilen downforce’u yeniden kazanmanın zorluğunu da göz önüne alarak İtalyan ekibini yeniden kazanan bir takım haline getirmek için ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyorlar.

Lansman fotoğraflarında SF21 selefi SF1000’den çok farklı görünmese de neredeyse her açından evrim niteliğinde bazı çarpıcı güncellemelerin olduğu anlaşılıyor.

Ön Tarafta Ne Değişti?

Şasi ve ön süspansiyon gibi SF1000’in bazı parçaları hemen hemen değişmeden SF21’e aktarıldı. Ön çarpışma yapısının dondurulmasıyla birlikte Ferrari geçen yıl uzun süre üzerinde çalışmasına rağmen rüzgar tüneli testlerinden istediği verimi alamadığı ve Mercedes’in öncülük ettiği dar burun yapısını homologe için son tarih olan Eylül ayına yetiştiremeyince yeni aracına adapte edemedi.

Bu ta takımın söylediği gibi gelişim jetonlarını aracın arka bölümünde kullandığı anlamına geliyordu.

SF1000’e gördüğümüz geniş burun konsepti korunmuş gibi görünse de aerodinamik akışın yönetildiği ve burnun altında kalan kısmına büyük pelerin şeklinde dönüş kanatları eklenerek büyük oranda revize edilmiş.

Diğer yandan ön kanatta geçen sene kullanılan beş planyalı tasarıma sadık kalınırken temel anlamda bazı farklılıklara sahip. Üst parçası dışa doğru eğimli ve yan kenarı revize edilen uç plakasına sahip SF21, geçtiğimiz hafta Mercedes W12’de gördüğümüz aerodinamik hatları anımsatıyor.

Aynı kalan ön aksla birlikte, SF1000’den oldukça farklı yeni ön fren kanalları dikkat çekiyor. Hava girişleri, disklere ve kaliperlere taşınan havayı ayıran özellikle sayısız iç saçakları gösteren alt bölgede şişkinliğe sahip.

Daha önce de belirtildiği gibi homologasyon kurallarından dolayı iç elementleri değiştirilemeyen ön süspansiyonda geçen yıla sadık kalınmış. Süspansiyon kolunda da herhangi bir güncelleme yapmayan Ferrari, müşterisi Haas gibi tekli dirsek tasarımını kullanan tek takım oldu. Diğer takımlar ise tekerlek göbeği ve üst üçgen yapı arasında yükseltme görevi gören ikili dirsek çözümünü benimsedi.

Bargeboards ve Şasi

Ön tekerleklerin arkasındaki bu alanda geçen yıl Eifel Grand Prix’inde kullanılan çözümün doğrudan evrimi gibi görünen bargeboardlarla ilgili ilginç yenilikler görüyoruz. Resimde oklarla gösterilen panjur şeklindeki yönlendirici kanatçıkları Ferrari’de ilk kez görmüştük. Çift bumerang kanattık üstte kalmaya devam ederken dairse içerisinde gösterilen ve bıçak şeklindeki dikey kanatçıklar revize edilmiş.

Aslında Ferrari’nin ilk teknik sırrını sponsor logolarının karosere uygulandığı videoda gördük. Tabandan çıkıp yan çarpışma yapısının altına bağlanan dikey yönlendiricinin içine hava girişi eklenmiş. Resimde hava girişi sarı renkle belirtilirken daire içerisinde taban üzerindeki yönlendiriciler gösterilmiş olup 2020’ye kıyasla çok daha fazla vorteks üreticinin kullanılması dikkat çekiyor.

Bu çözüm her ne kadar revize edilmiş ya da yeniden yorumlanmış olsa da şasinin ön bölümünün üstüne eklenen ufak kanatçıklar Mercedes ve Alfa Romeo’nun çözümlerinin karışımı diyebiliriz.

Revize Edilmiş Sidepod Girişleri

Eski araçla karşılaştırıldığında aerodinamik anlamda en çok revize edilen alan kesinlikle şasi ve karoserin arka kısmı. Şasi ve soğutma sistemi parçalarının kısmen homologasyonu nedeniyle radyatörlerin hava girişleri geçen seneyle benzer konsept sahip. Ancak Ferrari, Red Bull RB16 ve RB16B’de bulunan hava girişlerinde ilham almış gibi görünüyor.

Soğutma konusuna ağırlık vere İtalyan ekibi yağ soğutucusuna hava taşıyan ve SF1000’de üçgen yapıda olan takla barı üzerindeki girişte revizyona giderek yuvarlak hale getirip kulakçıkları buraya entegre etmiş. Takla barının merkezinde yer alan ve koltuk başlığının hemen üzerindeki girişler ise silindirlere ve kompresöre hava taşıyan diğer hava girişleri olarak göze çarpıyor.

Aracın orta bölüme baktığımızda en çok göze çarpan nokta yeni sidepodların motorla sağladığı uyum ve tabana doğru yaptığı güçlü eğim. Hava akımını tabana doğru inmeye zorlayan tasarım gridde coanda etkisi olarak adlandırılır ve 2013 yılında egzoz beslemeli difüzör felsefesinde önemli bir rol oynamıştır.

Bu çözüm tabana ve difüzöre giden hava akışının artmasına yardımcı olarak daha fazla downforce üretilmesine olanak sağlar. Soğutma sisteminin homologe edilmesinden dolayı böyle bir eğimli karoser tasarımının benimsenmesi mühendislere farklı zorluklar yaşatmış olabilir.

Arka Bölüm

SF21’in gerçek sırrı aracın arka kısmında saklı çünkü mühendisler selefi SF1000’nin zayıf noktalarını geliştirmek için bu alana yoğunlaştılar.

FIA’nın belirlediği kurallar çerçevesinde iki jeton hakkını vites kutusu değiştirmek için kullanan Ferrari alt kısmı daha dar hale getirirken karbon kasayı da yeniden tasarladı. Böylece karoser ve tabanın dış kenarları arasındaki mesafeyi artırarak kola şişesi olarak adlandırılan bu alanı daha etkin kullanıp aerodinamik verimliliği artırmak amaçlandı.

Vites kutusunun değişmesiyle birlikte sekiz vitesli yeni şanzımanı saran karbon kasaya bağlanan arka süspansiyon bağlantı kolları da yenilendi. Arka aksın inceltme fikri ise 2019’un mekanik verimlilik ve performans seviyesine dönmek için yeni güç ünitesinin tasarımına öncülük eden Enrico Gualtieri’den geldi.

Daha kompakt yapıda tasarlanan yeni güç ünitesi ve egzoz düzeni nedeniyle Bahrain testleri boyunca dayanıklılık kilit unsur olacak.

Yeni kurallar çerçevesinde fren kanallarının üzerindeki kısa kanatçıklar 40 mm kısaltılırken, arka kanatana planyası kaşık şeklinde tasarlanıp çift dikey kanatçıkla bağlantı sağlanmış. Arka kanat uç plakaları geçen yıl Sochi’de gördüğümüz tasarımla aynı ve üç katmanlı Mercedes çözümünü andırıyor. Çift katlı T kanatçı ise neredeyse hiç değişmemiş görünüyor.

Yeni taban kuralı ile birlikte 100 mm daraltılan taban tasarımı yukarıdaki resimde sarı renkle vurgulanmış. Yeni taban geçtiğimiz yıl Yas Marina’da serbest antreman seansında denedikleri konfigürasyon ile aynı.

Tabanın orta bölümünde üç parçadan oluşan vorteks kanatçıklar 2021 sezonunda aerodinamik açısından en çok revize edilecek alan olacaktır.